![]() |
![]() |
|
Hakkımızda
Yöneticilerimiz
Odalar ve Borsalar
Tarımsal Bilgilendirme
Üyeler
|
HABER DETAYI
ÇANAKKALE İLİ GENÇ GİRİŞİMCİLER KURULU ÇANAKKALE TİCARET BORSASI\'NDA SAYIN DOÇ. DR. DOĞAN CANSIZLAR\'I AĞIRLADI
Çanakkale ili Genç Girişimciler Kurulu; 08.07.2010 Perşembe günü saat:09.30’da Çanakkale Ticaret Borsası Toplantı Salonunda Sermaye Piyasası Kurumu Eski Başkanı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğan CANSIZLAR ile kahvaltılı sohbet toplantısı düzenledi. Söz konusu toplantıya GGK İl Başkanı İ.Kürşat TUNA’nın yanı sıra Genç Girişimciler Kurulu Üyelerinden Celal AKTUR, Mehmet IŞIK, Hatice BIÇAKÇI, Bilge Yelkenci, Arzu TUNA, Tamer YAVAŞ, Faik YILDIZ, Sinan APAYDIN, Selim TOPRAK ve Çanakkale Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Abdurrahim TEMİZ, Gelibolu Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Hüseyin ÇAKMAK, Çanakkale Ticaret Borsası Genel Sekreteri Sevcan ELVER ve Genç Girişimciler Kurulu Sorumluları Gözde KARTAL ve Burcu BUĞDAYCI katılım sağladılar. Çanakkale ili Genç Girişimciler Kurulu Başkanı İ.Kürşat TUNA toplantıda Sermaye Piyasası Kurumu Eski Başkanı ve Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Doğan CANSIZLARın toplantıya iştirak etmesinden dolayı duyduğu memnuniyeti belirterek kendisi ile Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik durum ile ilgili olarak sohbet etme fırsatı yakaladıkları için çok memnun olduklarını dile getirdi. Doğan CANSIZLAR; Ekonomik Kriz ile ilgili şu açıklamalarda bulundu: Ekonomik kriz, ekonomide aniden ve beklenmedik bir şekilde ortaya çıkan olayların makro açıdan ülke ekonomisini, mikro açıdan ise firmaları ciddi anlamda sarsacak sonuçlar ortaya çıkarmasıdır. Ekonomik krizler çok değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Üretimde hızlı bir daralma, fiyatlarda ani düşme, iflaslar, işsizlik oranında ani artış, ücretlerde gerileme, borsada çöküş, banka krizleri vs. ekonomik krizlerin başlıca örnekleridir. Ekonomik krizler, reel ve finansal sektörlerde arz fazlalığı veya talep daralmasından kaynaklanabilir. Gerek arz, gerekse talep krizinin ortaya çıkmasının çeşitli nedenleri bulunmaktadır. Ekonomik krizler, organizasyon dışı konjonktürel nedenlerden kaynaklanabileceği gibi organizasyon içi nedenlerden de kaynaklanabilir. Ekonomik krizlerin nedeni her zaman “ekonomik nedenler” de olmayabilir. Örneğin, ülke düzeyinde ortaya çıkan bir doğal afet (deprem, sel vs.) de ekonomik kriz nedeni olabilir. Ekonomik krizlerin bir kısmı yukarıda da belirttiğimiz gibi organizasyon dışı nedenlerden kaynaklanır ve ortaya çıkar. Siyasal, ekonomik, teknolojik ve ekolojik alanlardaki hızlı değişim ekonomik krizlerin ortaya çıkmasına neden olabilir. Örneğin, siyasal alanda yaşanan hükümet krizleri, askeri darbeler, siyasal istikrarsızlık ortamı krizlere neden olabilir. Bunun yanısıra, dünyada yaşanan hızlı ekonomik değişimler (globalleşme, bölgeselleşme, ekonomide serbestleşme, yeni oluşan büyük pazarlar) krizlerin ortaya çıkması için daha kolay bir ortam yaratmaktadır. Bunların dışında ekonomik süreç içerisinde üretim, istihdam ve fiyatlar genel seviyesinde ortaya çıkan ani konjonktürel hareketler ve dalgalanmalar da depresyon, hiperenflasyon, işsizlik gibi krizlere neden olabilir. Konjonktürel hareketler piyasa ekonomisinin kendi tabii işleyişi neticesinde ortaya çıkan gelişmelerdir. Ayrıca, devletin ekonomiye iktisat politikası araçları ile müdahale etmesi de (örneğin, ani devalüasyon, vergi oranlarının artırılması ya da vergi yükünün ağırlaştırılması vs.) ekonomik krizlere neden olabilir. Bilgi ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler, malzeme teknolojisindeki yenilikler, teknolojik buluşlar da bazı organizasyonlar için fırsat anlamına gelirken, bazı organizasyonlar için ciddi sorunlara neden olabilir. Örneğin, bilim ve teknoloji dünyasındaki gelişmelerin çok gerisinde kalan organizasyonların ayakta kalabilmeleri çok güçtür. Bilim ve teknoloji, rekabet gücünü belirleyen temel unsurlardan birisidir. Yukarıda belirttiğimiz nedenlerin dışında, doğal düzendeki bazı ani değişiklikler (deprem, sel vs) ve iklim bozuklukları ülke ekonomisinde kriz ortamı yaratabilir. Krizlerin organizasyonun kendi iç yapısından ve yönetiminden kaynaklanan nedenleri de olabilir. Optimal büyüklükten uzaklaşmış, merkeziyetçi ve hiyerarşik bir organizasyon yapısı, etkin olmayan liderlik, etkin olmayan mali yönetim, organizasyonda çağdaş yönetim tekniklerinin uygulanmaması ve benzeri faktörler krizlere neden olabilir. Bu belirttiğimiz faktörlerin bulunmaması, organizasyonun krize karşı koyabilme gücünü de sınırlandırır. Bir iktisadi kriz yoksul halkın ya da yoksulluk sınırındaki halkın yaşam standardını çeşitli yollarla etkiler: · Emek üzerinden elde edilen gelirleri azaltarak reel ücretleri düşürür ve işsizliği artırır. · İktisadi faaliyetler azaldığı için emeğe dayalı olarak elde edilmeyen diğer gelirler de azalır ve yoksul halk tarafından üretilen mal ve hizmetlerin fiyatları diğer fiyatlara kıyasla azalabilir. · Özellikle aile üyeleri arasında yapılanlar olmak üzere özel transferler ülkenin her yerinde yaşam standardında meydana gelen azalma ile birlikte geriler. · Yoksul halkın sahip olduğu yetersiz varlıklar enflasyona maruz kalır veya bu varlıkların fiyatlarında büyük bir azalma meydana gelir. · Makro-ekonomik krizler, yoksulların yoksulluktan kurtulma yeteneklerini zayıflatarak, beşeri, mali ve fiziki sermaye birikimini yavaşlatır. · Kriz dönemlerinde krize karşı etkin önlemler almak, mevcut tehlike ve tehditlerden en az zararla çıkmak ve kriz ortamındaki gelişmeleri fırsata çevirmek ancak etkin bir “kriz yönetimi” ile olur. Kriz yönetimi, adından da anlaşıldığı üzere krize karşı organizasyonlar (devlet ve aynı zamanda firmalar) tarafından alınması gerekli önlemleri ifade eder. Krizlere karşı en etkin çözüm tedavi edici değil, koruyucu önlemlerdir. Bir hastalık ortaya çıktıktan sonra alınacak tedbirlerden önce, hastalığın ortaya çıkmasını önleyecek tedbirler almak daha doğrudur. Örneğin, kışın gripten korunmanın nispeten en etkin çözümü grip aşısı olmaktır. Bu yapılmadığı takdirde, ortaya çıkan grip salgını karşısında derhal önlem almak fayda sağlamayabilir. Bu basit örnekten anlaşılacağı üzere “tedavi edici önlemler” den ziyade “koruyucu önlemler” daha etkin çözümdür. Aynı şekilde örneğin, ekonomide herhangi bir kriz ortaya çıkmadan önce krize daha mukavemetli bir organizasyon yapısı oluşturmak son derece önem taşımaktadır. Mükemmel organizasyon oluşturulması yönünde önceden yapılacak çabalar kriz anında koruyucu ve krizin ilk etkilerini geciktirici etkiler gösterir. Mükemmel bir organizasyon inşa edilmesinde “değişim mühendisliği” (reengineering), toplam kalite yönetimi, stratejik yönetim adı verilen yeni yönetim tekniklerinin kullanılması önem taşımaktadır. ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
DUYURULAR
ANKET
Sitemizi nasıl buluyorsunuz ?
YÖNETİCİ GİRİŞİ
LİNKLER
İMKB VERİLERİ
|