HABER DETAYI
HAYVANCILIK MECLİSİ HABER BÜLTENİ

 

HABER BÜLTENİ

 

HAYVANCILIK MECLİSİ

 

03.04.2010-05.04.2010

 

TOBB

 

 

HAYVANCILIK SEKTÖRÜ HABER BÜLTENİ


 

ÜRETİCİDEN SANAYİCİYE SÜT YOK (DÜNYA)

Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği, sanayiciye süt vermeme eylemi başlattı. Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği Yönetim Kurulu adına Genel Müdür Ahmet Tüfekçi imzasıyla yapılan yazılı açıklamada, "Sanayicinin çiğ süt fiyatlarını üreticiyi mağdur edecek fiyatlara çekmesi ve bu fiyatları üreticiye dayatması sebebiyle Türkiye genelinde bugünden itibaren sanayiciye üretici birliklerimizce süt vermeme eylemi başlatılmıştır" denildi. Türkiye Süt Üreticileri Merkez Birliği (TSÜMB) Başkan Yardımcısı Osman Vasfi Yasun, geçtiğimiz günlerde düzenlediği basın toplantısında, sanayicinin tek taraflı olarak alım fiyatlarını düşürmesini kabul etmediklerini, kendilerinin de tek taraflı olarak fiyat açıklamadıklarını belirterek, fiyat konusunda uzlaşma olmaması halinde, örgütlü süt üreticileri olarak kendi sütlerini değerlendirme gücüne sahip olduklarını açıklamıştı. Süt fiyatlarının 3 aylık yapılan ihalelerle belirlendiğini, ihalede 85 kuruş olarak belirlenen fiyatı, sanayicilerin tek taraflı olarak 72.5 kuruşa düşürdüğünü açıkladığını anlatan Osman Vasfi Yasun, bunu kabul etmelerinin mümkün olmadığını vurgulamıştı.

Düşünme sırası sanayicide

Balıkesir'in Manyas Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Karaman, yaptığı açıklamada, bu yılın ilk 3 ayı için sanayiciyle yaptıkları anlaşma gereği sütün litre fiyatının 85 kuruş olduğunu söyledi. Güney Marmara genelindeki bu fiyat anlaşmasının mart ayında tek taraflı olarak bozulduğunu belirten Karaman, üreticinin haberi olmadan bankalara litresi 72.5 kuruştan süt parası yatırıldığını anlattı. Bu fiyat düşüklüğü nedeniyle sanayicilerle anlaşma yoluna gittiklerini ancak 60 kuruşa kadar indirilmesi mücadelesi yürütüldüğünü öğrendiklerini dile getiren Karaman, şöyle konuştu: "Nisan ayında fiyatı daha da düşürmeyi planlıyorlardı. En azından orta yolu bularak fiyatın 75 kuruş olarak belirlenmesini istedik. Bu talebimiz olumsuz karşılanınca süt üreticilerinin ülke genelindeki birlikleri, kooperatifleri ve Ulusal Süt Konseyi kararınca sanayiciye süt vermeme kararı aldık. Şu anda sanayiciye süt vermiyoruz. Bugüne kadar biz düşündük biraz da sanayiciler düşünsün." Karaman, üreticilerin eldeki sütlerle peynir ve yoğurt yaptığını ifade ederek, "Çiftçiler, yaptıkları bu peynir ve yoğurdu satacak. Bu gidişle köy peyniri daha ucuz olur. Bazen de ihtiyaç sahibi ailelere ücretsiz süt dağıtıyoruz" dedi. Yılın ilk aylarındaki litre başına 85 kuruşluk fiyatı sanayicinin kendisinin verdiğini vurgulayan Karaman, "Bu fiyatı neden verdiniz ve ardından tek taraflı neden düşürdünüz? Ne yapılmak istendiğini anlamadık. Üreticilerin mağdur edilmesini istemiyoruz" diye konuştu.

DAYANIKLI TÜKETİMDE İTHALAT PATLADI (DÜNYA)

Bu yılın ilk iki ayında dayanıklı tüketim malları ithalatı yüzde 54.3 oranında artışla 449.5 milyon dolara çıkarken, binek otomobil ithalatı yüzde 121.2 artarak 514.7 milyon dolara ulaştı. Canlı hayvan ithalatını yüzde 23.5 artarak 14 milyon 796 bin dolara çıktığı Ocak-Şubat döneminde, süt ürünleri ve yumurta ithalatı yüzde 32.2 oranında artışla 20 milyon 731 bin doları buldu. Türkiye'nin petrol faturası yılın ilk iki ayında geçen yılın aynı dönemine göre 55.9 artarak 2 milyar 445 milyon dolara yükseldi.

SÜT ÜRÜNLERİ İTHALATI YÜKSELDİ

Yılın ilk iki ayında süt, süt ürünleri ve yumurta ithalatı yüzde 32.2 artarak 20 milyon 731 bin dolara çıktı. Ocak-Şubat döneminde canlı hayvan ithalatı yüzde 23.5 artarak 14 milyon 796 bin dolara yükseldi. Balık ve deniz ürünleri ithalatı yüzde 80.6 artarak 21 milyon 344 bin dolara çıktı. Bu dönemde meyve ve sebze ithalatı ise yüzde 21.5 artarak 149.2 milyon dolara ulaştı.

ET FİYATLARINDA FİLM BAŞA SARIYOR (HÜRRİYET İZMİR EGE)

PARA kazanamayan süt üreticisi borçlarını ödeyebilmek için hayvanlarını kesime gönderirken, Türkiye'de hızla azalan canlı hayvan sayısının, talebi karşılayamaması sonucu fırlayan et fiyatlarında sonun başlangıcına gelindi. İki yıl önce süt fiyatlarının sudan ucuz hale gelmesiyle başlayan ve yem fiyatlarının artışına da dayanamayan üreticinin hayvanlarını mezbahaya göndermesinden kaynaklanan et fiyatı artışı yine tekrarlanıyor.

Süt fiyatlarının düşük olmasının etken olduğunu vurgulayan Aka, "Süt fiyatları geçtiğimiz günlerde yine düştü. Litresi 85 kuruş olan süt fiyatları 60 kuruşlara kadar geriledi, şimdi de yem fiyatları tırmanıyor. Süt hayvanları yine kesilme aşamasında" dedi. Aka, et fiyatlarındaki aşırı artışın perakende satışlardan kaynaklandığını, toptan et fiyatlarında 8 yıl önce kilogramı 10 TL iken bugün 15 TL'ye yükseldiğini vurguladı. Türkiye'nin en önemli kırmızı et üretim bölgelerinden biri olan İzmir Ödemiş'in Ticaret Borsası Başkanı Latif Aka, et fiyatlarının yükselmeye başladığı dönemdeki gelişmelerin yeniden yaşandığını belirterek süt fiyatlarındaki artışların dikkatli takip edilmesi gerektiğini savundu. Yem fiyatları yükseldi Son dönemde perakende satış fiyatları 30-40 TL'yi bulan kırmızı etteki durumla ilgili değerlendirme yapan Aka, "Bugüne akşamdan sabaha gelinmedi. Et fiyatları zamlanmadan önceki süreç tekrar yaşanmaya başlandı. Bundan iki sene önce süt fiyatları gerilemiş, yem fiyatları ise yükselmişti. Kazanamayan üretici de hayvanlarım kesime göndermiş ve bindiğimiz dal kesilmişti. Bu süreç şimdi tekrar yaşanmaya başladı" diye konuştu.

SÜTTE FİYAT KAVGASI (VATAN)

Süt üreticisiyle, sanayiciler arasında, "beyaz savaş" başladı. Sanayicilerin, çiğ süt taban fiyatını düşürmeye çalıştığını ileri süren üreticiler, sanayiciye verdiği sütü kesti. Üretici birlikleri, taban fiyatın düşürülmek istendiğini ancak piyasada vatandaşa şahlan fiyatlarda değişiklik olmadığını da iddia etti. Sanayici ve üretici arasında geçtiğimiz günlerde başlayan kavga giderek hararetleniyor. Türkiye Süt Üreticileri, Türkiye Damızlık Sığır Yetiştiricileri, Türkiye Damızlık Koyun Keçi Yetiştiricileri, Tüm Süt Et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri, Köy Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Türkiye Hayvancılık Kooperatifleri bir araya gelerek taban fiyatın aşağı çekilmesine yönelik protesto kararı aldılar. Süt Üreticileri Merkez Birliği Genel Başkan Yardımcısı Osman Yasun, süt fiyatlarının 3 aylık yapılan ihalelerle belirlendiğini, ihalede 85 kuruş olarak belirlenen fiyatı, sanayicilerin tek taraflı olarak 72.5 kuruşa düşürdüğünü açıkladı. Yasun, "örgütlü bulunduğumuz 155 il ve ilçede süt grevimiz başlamış bulunuyor. Ülke genelinde 10 bin ton süt sanayicilere verilmeyecek" dedi.

Eksik para yatırıldı

Yasun, şöyle konuştu: "Mart-Nisan ve Mayıs aylarını kapsayan 3 aylık dönem içinde sanayiciler tarafından önerilen silötta fiyatı 68 kuruştur. Girdi maliyetlerini bile karşılamaktan çok uzak olan bu fiyat karşısında süt üreticileri olarak bunu kabul edebilmemiz mümkün değil." Balıkesir'in Manyas Süt Üreticileri Birliği Başkanı Mehmet Karaman da üretici ve sanayici arasındaki anlaşmanın Mart ayında tek taraflı olarak bozulduğunu belirterek, üreticinin haberi olmadan bankalara litresi 72.5 kuruştan süt parası yatırıldığını anlattı. Karaman, bu fiyat düşüklüğü nedeniyle sanayicilerle anlaşma yoluna gittiklerini ancak 60 kuruşa kadar indirilmesi mücadelesi yürütüldüğünü öğrendiklerini dile getirdi.

‘Arz fazlalığı var' iddiası

Birlikler, Ocak-Şubat-Mart 2010 tarihlerinde geçerli olan ve birkaç yerde belirlenen 0.85 TL çiğ süt litre taban fiyatlarının aşağı çekilmeye çalışılmasını protesto etti. Sanayicinin gerekçe olarak "arz fazlalığı var", "talep düşük" iddialarını öne sürdüğünü belirten süt birlikleri, "Bu senaryoyu daha önce de izledik. Bu gerekçelerin hiçbiri gerçeği yansıtmıyor" açıklaması yaptı. Üreticiler, geçmiş yıllarda da sanayicilerin "stoklar birikti", "marketler ödemelerde vade süresini 3-4 aya çıkarttı" gerekçeleri ile süt fiyatlarını düşürüp, sektörü krize soktuklarını ifade etti. Sanayiciler nedeniyle üreticinin binlerce damızlık hayvanı kasaba göndermek zorunda kaldığını belirten üretici birlikleri, "Perakende süt ve süt ürünleri fiyatları ise tüketicilere çok yüksek fiyatlarla satılmaya devam etmiştir. Yani bu durumdan ne üretici ne tüketici ne de ülkemiz kazançlı çıkmıştır. Kazançlı çıkanları, bütün bu açıklamalardan sonra kamuoyunun takdirine bırakıyoruz" ifadesini kullandı.

Et fiyatlarındaki artışı gören üretici ineğini kesti fiyatlar fırladı

TÜRKİYE'DE Doğu ve Güneydoğu'dan kaçak hayvan girişinin engellenmesiyle et fiyatları yükseldi. Fiyatı cazip gören üretici de hayvanını kesme yolunu tercih etti. Hayvan sayısı azalınca süt üretimi düştü. Türkiye'de yıllık süt üretimi bir anda 12 milyon tondan 9 milyon tona geriledi. 2008'in Ocak ayında 66 kuruş olan süt fiyatı, bu yılın aynı döneminde yüzde 27 artışla 85 kuruşa çıktı. Tüm Süt, et ve Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) Başkanı Adnan Yıldız, "Geçen yıl kayıtlı olan 300 bin baş süt veren inek kesildi. Bu da fiyatların fırlamasına neden oldu" dedi. İstanbul Ticaret Odası (İTO) Et Ürünleri Meslek Komitesi Başkanı Ali Kopuz da süt fiyatlarının artmasında hayvan kesimlerinin çok büyük payı olduğunu vurguladı.

SÜT FİYATLARI TIRMANDI

Tarih                       İnek sütü (TL/lt)    

1995                            0.02

1996                            0.03

1997                            0.05

1998                            0.10

1999                            0.16

2000                            0.22

2001                            0.29

2002                            0.41

2003                            0.53

2004                            0.60

2005                            0.63

2006                            0.71

2007                            0.72

2008                            0.80

2009                            0.85

SÜTAŞ'TAN AKSARAY'A 20 MİLYON DOLARLIK YENİ YATIRIM (DOKUZ SÜTUN)

SÜTAŞ Yönetim Kurulu Üyesi Yaşar Ulukaya, Aksaray'a 20 milyon dolar tutarında iki yeni yatırım daha yaptıklarının bildirdi. Ulukaya, inşaatı devam eden bin 500 büyük baş hayvan kapasiteli çiftliğin Mayıs ayında tamamlanacağını, 500 dekar alanda da bin 500 hayvan kapasiteli 2. çiftlik inşaatının da yakında başlayacağını ifade etti. Sütaş'ın Aksaray'da süt hayvancılığı eğitim merkezi ve uygulama çiftliği, damızlık geliştirme merkezi ve yem fabrikası ile entegre bir yatırım olduğunu ifade eden Ulukaya, Aksaray Orta Anadolu Sütçülük ve Hayvancılık Projesi kapsamında Aksaray'daki yatırımların planlı bir şekilde devam ettiğini söyledi. Ulukaya, 170 hektar üzerinde bin 500 başlık çiftliğin Mayıs ayında devreye gireceğini, 500 hektar alanda da bin 500 başlık ikinci çiftlik inşaatına önümüzdeki günlerde başlayacaklarını, Sütaş'ın iki yatırım tutarının yaklaşık 20 milyon dolar olacağım bildirdi.

SÜT PARALARI BANKADA KALDI (DOKUZ SÜTUN)

Türkiye Süt Üreticileri Birliği Genel Başkanı, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ali Koyuncu, yaptığı açıklamada, süt fiyatlarının son günlerde yaşanan düşüklüğün dışında çiftçinin arzu ettiği seviyelere ulaştığını söyledi. Fiyatlardaki yükselişin, ithalatı isteyen bazı çevrelerin "Türkiye'de et, süt sıkıntısı var, yakında içecek süt, yiyecek kırmızı et bulamayacağız" dediği gibi bir sorundan kaynaklanmadığım vurgulayan Koyuncu, hayvan ithalatının karşısında olduklarını, bu durumun ülke hayvancılığına büyük darbe vuracağım bildirdi. Son aylarda üreticinin sütün litresini 85 kuruştan satarak rahat nefes aldığını belirten Koyuncu, şöyle konuştu: "Köylerde süt satarak geçimini sağlayan Ahmet, Hasan ve Hüseyin'i kimse düşünmüyor. Üreticiler, yapılan anlaşmalar ve imzalanan sözleşmeler gereği sütün litresini toptan olarak 85 kuruştan veriyordu. Üreticiler bağlı oldukları birlikler vasıtasıyla sanayiciyle üçer aylık anlaşma imzalar. Bu anlaşma doğrultusunda süt fiyatı belirlenir. Son imzalanan anlaşmalara göre, sanayici sütün litresini 85 kuruştan almak zorundaydı. Ancak ne olduysa, nasıl yapıldıysa tek taraflı olarak üreticinin bilgisi olmadan fiyatlar 72,5 kuruşa düşürüldü." İmzalanan sözleşmelere rağmen sütün litre fiyatının 85 kuruştan 72,5 kuruşa düşürülmesinin kabul edilemeyeceğini dile getiren Koyuncu, "Tek taraflı süt fiyatı belirlenemez. Türkiye, demokratik, laik, sosyal ve hukuk devletidir. Verilen fiyatı kabul etmediğimiz için, üreticilerimiz firmalarca adlarına yatırılan paraları bankadan çekmedi. Parayı çekersek fiyatı kabul etmiş oluruz. Kabul etmiyoruz" dedi. Koyuncu, üretici olmazsa sanayinin ve sanayicinin de olamayacağım ifade ederek, şunları kaydetti: "Oturup konuşulması gerekiyor. Karşılıklı olarak maliyetler hesaplanabilir, bir orta yol bulunabilir. 'Anlaşmış olsak da bu kadar para veriyoruz' demeleri iyi bir yaklaşım değil. Sanayicilerin üreticileri mağdur etmeyecek şekilde hareket etmesi gerekiyor. Sanayicinin bindiği dalı kesmemesi lazım. Sanayicilerle bu sorunu çözeceğimize inanıyoruz. Karşılıklı oturup konuşmak lazım. Anlaşma sağlayamazsak hukuki mücadeleye başlayacağız." Öte yandan, Bursa ve Balıkesir'deki süt üreticileri birliklerinin yetkilileri, üreticilere bankalara litresi 72,5 kuruştan yatırılan süt paralarım almamaları konusunda uyardıklarım belirterek, sanayicilerin sütün fiyatını daha da düşürmeye çalıştıklarını söyledi.

MART AYINDA SOĞAN GÖZÜMÜZÜ YAŞARTTI (DOKUZ SÜTUN)

Mart ayında marketlerde fiyatı en çok artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün yeşil fasulye oldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda fiyatları, aylık fiyat değişimleri konusunda yazılı açıklama yaptı.

Mart ayında fiyatı en çok artan ürün SOĞAN

Mart ayında marketlerde fiyatı en çok artan ürün soğan, fiyatı en çok düşen ürün yeşil fasulye oldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, gıda fiyatlan, aylık fiyat değişimleri konusunda yazılı açıklama yaptı. Açıklamasında, Mart ayı itibarıyla üretici ve market arasındaki fiyat farkının, yaş sebze ve meyvede yüzde 297,3'lere, baklagillerde yüzde 248,3'lere, pirinçte yüzde 170,2'ye, kurutulmuş ürünlerde yüzde 213,3'lere, hayvansal ürünlerde yüzde 159,8'lere çıktığını kaydeden Bayraktar, fiyat farkının yüksek olduğu ürünlerde yüzde 297,3 ile ıspanak, yüzde 291,2 ile elma, yüzde 279,8 ile armut, yüzde 277,5 ile domatesin ilk sıralarda olduğunu belirtti. Mart ayında market fiyatlarına bakıldığında, 6 üründe fiyat değişimi olmadığını, 5 ürünün fiyatının azaldığım, 17 üründe ise fiyat artışı olduğunu belirten Bayraktar, açıklamasında şunları kaydetti: "Nohut, pirinç, kuru kayısı, toz şeker, havuç ve yumurta fiyatlarında değişim görülmezken, yeşil mercimekte yüzde 1,4, kırmızı mercimekte yüzde 2,3, patateste yüzde 10,7, limonda yüzde 13,1, yeşil fasulyede yüzde 38,5 fiyat düşüşleri görülmüştür. Buna karşılık, soğanda yüzde 33,1, salatalıkta yüzde 20,1, domateste yüzde 16,4, sivri biberde yüzde 15,7, pırasada yüzde 14,8, patlıcanda yüzde 8, fındıkta yüzde 4,8, sütte yüzde 3,1, kuru fasulyede yüzde 3, tavuk etinde yüzde 2,8, kuru üzümde yüzde 2,5, kuzu etinde yüzde 2,2, kuru incir'de yüzde 2, ıspanakta yüzde 1,9, armutta yüzde 1,4, elmada yüzde 0,9, dana etinde yüzde 0,7 fiyat artışları olmuştur. Mart ayında üretici fiyatlarına baktığımızda; 12 üründe fiyat değişimi olmazken, 4 üründe azalma, 10 üründe ise fiyat artışı olmuştur. Havuç, ıspanak, patates, elma, kuru fasulye, nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek, pirinç, kuru üzüm, kuru incir ve sütte fiyat değişimi görülmezken, patlıcanda yüzde 31,8,sivri biberde yüzde 28,6, soğanda yüzde 25, domateste yüzde 23, fındıkta yüzdel5, armutta yüzde 11, salatalıkta yüzde 8,3, pırasada yüzde 8,1, kuru kayısıda yüzde 6,7, dana etinde yüzde 4,9 fiyat artışı olmuştur. Buna karşılık üretici fiyatlarında kuzu etinde yüzde 0,9, yeşil fasulyede yüzde 4,7, yumurtada yüzde 5,9 ve limonda yüzde 7,7 fiyat düşüşleri görülmüştür." Üretici fiyatlarında artış görülen ürünlerden patlıcan, sivri biber, domates ve salatalıkta bu mevsimdeki arzın örtü altı üretimden sağlandığını hatırlatan Bayraktar, bu ürünlerde görülen fiyat artışında, Mart ayındaki düşük hava sıcaklıkları nedeniyle arzda meydana gelen daralmanın yanı sıra, devam eden ihracatın etkili olduğunu ifade etti.

ORGANİK YUMURTA PAZARI 10 MİLYON DOLAR' A DAYANDI (GÖZLEM KOBİ HABER)

Türkiye'de oldukça yeni bir Pazar oluşmaya başladı. Sertifikalı Organik Yumurta pazarı. Türkiye'de ilk kez Samsunlu Ay-Bir tarafından yaklaşık 2 yıl önce piyasaya sunulan sertifikalı, ambalajlı organik yumurta, Keskinoğlu, Flotty, Gürsel Karlı, Itır, Dimetta gibi markaların da piyasaya girmesiyle market raflarında hızla yerini almaya başladı. Şu sıralarda birkaç marka daha organik yumurta üretmeye hazırlanıyor. Sektör temsilcilerine göre, organik yumurta üretenlerin sayısı daha da artacak. Çünkü, konvansiyonel şekilde üretilenlere göre daha pahalı olmasına rağmen organik yumurta satışları sürekli artıyor. GDO tartışmalarıyla tedirgin olan tüketicinin organik ürünlere ilgisi artıyor.

Yatırım tutarı 200 bin TL

Peki, organik yumurta nerelerde, nasıl üretiliyor? Bu soruya cevabı uzmanlar şöyle veriyor: 'Türkiye'nin her bölgesi organik yumurta üretimi için uygun. Yeter ki sanayi tesislerinden uzak olsun. Seçilen yerin arazi yapısı çok önemli değil. Sadece kuvvetli rüzgar almamalı. Ayrıca iklim koşulları, tavukların yılda en az 4 ayını dışarıda serbestçe gezebilmelerine imkan tanımalı. 12 dönümlük açık alana sahip bir çiftlikte en fazla 3 bin adet tavuk beslenebilir. 3 bin tavuktan da günde 2 bin 400-2 bin 500 yumurta elde edilir. 3 bin tavuğun maliyeti 30 bin TL. Diğer gerekli ekipman, malzeme ve bina dahil 3 bin tavuk kapasiteli bir çiftliğin yatırım tutarı 200-300 bin TL arasında değişik. Tavukların beslenmesi tabii ki organik yemlerle, yani buğday, mısır soya gibi yemlerle olması lazım. Şimdilik organik yem üretimi konusunda Gaziantep ve Şanlıurfa öne çıkıyor. İzmir'de ise organik yem ithal eden firmalar var"

KAZ'IN VATANI KARS'TA KAZ ETİ BULMAKTA SIKINTI YAŞANIYOR (GÜNBOYU)

TÜRKİYE'de kaz varlığının yüzde 25'ine sahip olan Kars'taki turizm işletmecileri kaz eti bulmakta sıkıntı yaşıyor. Kars'ta daha çok Arpaçay ve Selim ilçesine bağlı köylerde ailelerin ek geçim kaynağı olarak yetiştirdiği ve yöre halkının sofralarının vazgeçilmezi olan kaz eti, lokanta ve otellerde de menüde yer verilmesinin ardından en çok tercih edilen yemekler arasında yer aldı. Bayraktepe Kayak Merkezi'nde bulunan Çamkar Otel Genel Müdürü Kamuran Eroğlu, yaptığı açıklamada, bölgede yetiştirilen kazların etinin çok lezzetli olduğunu belirterek, bu nedenle Kars kazı etinin giderek ün kazandığını söyledi.Son yıllarda turizmin gelişmesiyle birlikte bölgeye daha çok turist gelmeye başladığını anlatan Eroğlu, turistlere ikram edilen bulgur pilavlı kaz etinin büyük ilgi gördüğünü söyledi.Bu nedenle menüde kaz etine sürekli yer vermeye çalıştıklarını belirten Eroğlu, şunları kaydetti: "İlimizde ayrıca 2005-2008 yılları arasında Kars bölgesinde yapılan Kaz Festivali, Uluslararası Kafkas Kültürleri Festivali, Gezici Film Festivali ve Sarıkamış'ta yapılan Kar Festivali gibi önemli organizasyonlar Kars kazını daha çok tanıtmış ve ününün giderek yayılmasını sağlamıştır. Bu nedenle yurdun diğer bölgelerinden de siparişler verilmeye başlanmış ve Kars'ta kaz etinden yapılan yemeklerin servis edildiği lokantalar bile açılmıştır." Tüketimin artması nedeniyle kaz eti talebinin tam olarak karşılamadığını ifade eden Eroğlu, şöyle devam etti: "Talebin artmasıyla birlikte kaz eti fiyatları da giderek yükselmektedir. 5 yıl önce 25 TL olan canlı kaz fiyatı 40-60 TL'ye yükselmiş durumda. Kars merkez, ilçe ve köylerinde yılda 150-200 bin adet kaz yetiştirildiği tahmin edilmektedir. Ancak profesyonel bir yetiştiricilik yapılmadığı için kaz etine her zaman ulaşmak mümkün olmamaktadır."

TİCARİ AMAÇLI KAZ ÇİFTLİĞİ KURULMASI GEREKİYOR

Kars Tarım Müdürü Yusuf Yurdalan da köylerde yaşayan vatandaşların talebin artmasının ardından kaz yetiştiriciliğine daha çok ağırlık vermeye başladığını ve 5 yıl önce 215 bin olan kaz sayısının 225 bine ulaştığını söyledi. Kaz varlığının artmasına rağmen talebin tam olarak karşılanamadığına dikkati çeken Yurdalan, şöyle devam etti: "Kaz yetiştiriciliği işine mutlaka özel sektörün girmesi lazım. Sadece kazın eti değil, kazın ciğeri, tüyü bunların hepsi değerli ve hepsi para edecek unsurdur. Yeter ki, bu çiftlik mahiyetinde ticari amaçlı üretilsin. Köylünün ürettiği, ailelerin ürettiği 3 veya 5 kazla değil ticari manada çiftlik kurulması gerekmektedir. Türkiye'de tavukçuluk sektörü küçük bir sektörle başladı bugün iyi bir yerdedir. Kazcılıkta da mutlaka girişimcilerin rol alması gerekir."

SUUDİLER'DEN TAVUKTA 'POZİTİF AYIRIM' İSTEDİK (AKŞAM)

SUUDİ Arabistan Maliye Bakanı Abdulaziz Al-Assaf in Ankara ziyaretini fırsat bilen beyaz et sektörü, Suudi Bakan'a, "Tavuğu Brezilya ve ABD yerine bizden alın. Bizdeki tavukları tamamen Müslümanlar kesiyor ve helal sertifikasına sahip" talebinde bulundu. Suudi Bakan da Türkiye'den tavuk alınması için devreye gireceğine söz verdi. Al-Assaf, TOBB tarafından düzenlenen Türk-Suud İş Konseyi'ne katıldı. Burada beyaz et sektörü adına söz alan Beyaz Et Sanayicileri ve Damızlıkçılar Birliği Derneği Danışmanı Doç. Dr. Erol Şengör, Suudi Bakan'dan Türkiye'den tavuk almaları talebinde bulundu. Şengör, Suudi Arabistan'ın 1 milyon 200 bin ton tavuk eti tükettiğini belirterek, bunun yarısını olan 600 bin tonun da ithal edildiğini söyledi. Şengör, Türkiye'deki üretimin çok kaliteli olduğuna dikkat çekti. Suudi Arabistan'ın kuş gribi sonrası Türkiye'den tavuk alımını kestiğini anlatan Şengör, Suudi Bakan'dan alımların tekrar başlatılmasını istedi. Şengör, "Ürünlerimiz ayrıca Diyanet'in helal sertifikasına sahip" diye konuştu. Erol Şengör, Suudi Arabistan'ın yüzde 5'lük gümrük vergisi uyguladığını da belirterek, Türkiye'ye de bu konuda pozitif ayrımcılık uygulanmasını ve verginin düşürülmesini istedi.

MÜŞTERİ MEMNUN OLDU, BANVİT'İ BİRİNCİ YAPÜ (GÖZLEMCİ KOBİ HABER)

Türkiye Müşteri Memnuniyeti Endeksi çalışması 2009 yılı 3. çeyreğinde et ve tavuk ürünleri, süt ve süt ürünleri, konserve / sos / salça, dondurma, sıvı yağ, kişisel bakım, ev temizlik ürünleri ve margarin sektörleri ölçüldü. Kal-Der'in araştırma sonuçlarına göre "Et ve tavuk ürünleri sektörü" kategorisinde Banvit müşterilerini en çok memnun eden marka oldu. Müşteri memnuniyeti; tüketici beklerlerinden, ürünün üretilmesi, pazarlanması, bulunurluk, iletişim, satış sırası ve sonrası gibi pek çok kriteri kapsayan uzun bir sürece sahip. Banvit, tüm bu süreçleri kapsayan alanlarda yıllardır sistemli biçimde yürüttüğü faaliyetleri ve yatırımlarıyla Kal-Der'in TMME 2009 yılı çalışmasında müşteri memnuniyetinde de sektör birinciliğine yükseldi.

 




DUYURULAR
ANKET
Sitemizi nasıl buluyorsunuz ?
anket sonuçları
YÖNETİCİ GİRİŞİ
Kullanıcı adı :
Şifre :
 
LİNKLER
Odalar ve borsalar
 Gazete - Haber - TV
Devlet
Ekonomi
İMKB VERİLERİ